Emre Ziya Yazgan
Koç Emre Ziya Yazgan |PARA KOÇU, ilişki koçu, eğitim koçu, fikir koçu, yaşam koçu

AŞKIN KATİLİ ‘KÜRTAJ’

Şubat 25th 2015 Genel

Kürtaj her zaman ilişkiyi kesintiye uğratır.

Eğer eşler sonrasında beraberliklerine devam ederlerse bu yeni bir ilişkidir ve yeni bir ilişkinin yürüyebilmesi için eşler arasında daha önce yaşananların başarıyla çözümlenmiş olması gerekir.

Bir kürtaj tıbbi nedenlerden ötürü gerçekleştiğinde, bunun aile içindeki etkileri, “erken yaşta ölmüş ve ona aile içinde uygun yeri verilmemiş” bir çocuğun yapacağı etkilere benzer.

eğer br Kürtaj sadece sosyal nedenlerden ötürü yaptırılmışsa, onun etkileri uzak-erimli olabilir. Dizimlerde; Kürtaj edilmiş çocukların kardeşlerinin -o çocuğun onlar doğmadan önce ya da sonra kürtaj edilmiş olmasına bakılmaksızın- bunu bir düzeyde hissettikleri görülmektedir. Kardeşlerin hepsinin -gerçekten doğmuş olsalar da olmasalar da- birbirlerinin farkında olduğunu açıkça ortaya koyar.

Çiftler kürtaj yaptırdıklarında, çocuklarını aldırttıklarında, genellikle bir süre sonra ayrılırlar. Bir anlamda, çiftin hissettiği suçluluk duygusu onları dile getirilmemiş bir “kefareti” ödemenin bir yolu olarak aşklarını feda etmeye zorlar. Birçok durumda, bir kadın çocuğunu aldırtmaya karar verdiğinde o erkeğe, “Senin hiç bir parçanı istemiyorum” demektedir.

Annelik içgüdüsü o kadar güçlüdür ve anne ile çocuk arasındaki sevgi bağları o kadar kuvvetlidir ki, bir çocuğu kürtajla aldırtmak bunun doğasına aykırı görünmekte ve çoğunlukla kadının Ruhu tarafından taşınan bir “suçluluk duygusu” olarak gözlemlenmektedir.

Sorunlara yol açan kürtajın kendisi değil, kadının buna yaklaşımıdır. Aile Diziminde tekrar tekrar görüldüğü gibi ister kürtaj, ister cinayet, ister erken ölüm olsun, aile sisteminde kilitlenmelere neden olan hiçbir zaman olayın kendisi değil, kişinin bu olayla nasıl baş ettiği, daha doğrusu nasıl baş edemediğidir. Bu da bir olayın, ayrılık acısının bütünüyle kabul edilmemesi ve sorumluluğunun üstlenilmemesi anlamına gelir; bir şeyler yarım kalmıştır, kişi bu noktada takılıp kalır.

Kürtaj konusunun ele alındığı dizimlerde, doğmamış çocuğun temsilcilerinden kendi kaderleriyle barışık olduklarını, doğmuş olmaktan çok ebeveyninin çocuğu olarak tanınmak istedikleri görülür.

Bu kabul görme isteği Aile Dizimi dinamiklerinin temel konusudur: Yaşadığımız tüm cinsel ilişkilerin onurlandırılması nasıl gerekiyorsa, erken ölen, evlatlık verilen, kürtaj edilen ya da ölü doğan tüm rahme düşen çocukların da onurlandırılması gerekir. Her hamileliğin hatırlanması önemlidir.

Bir kürtaj vakasında ne olduğunun anlaşılması ve çözüm ile iyileşmeye ulaşılması için dizimlerde basit ama güçlü bir çalışma yapılır. Kürtaj edilen çocuk annesinin önünde yere oturur. Anne çocuğuna bakar, elini başına koyarak ona, “Ben senin annenim, sen de benim çocuğumsun. Ben her şeyi aldım. Sen her şeyi verdin. Şimdi yüreğimde sana büyük bir yer veriyorum” der. Genelde bu cümleler anneyi muhtemelen daha önce bilincinde ve farkında olmadığı acısıyla yüzleştirir. Bunu baba da yapabilir.

Seans sırasında annenin yaşanmış olanın sorumluluğunu alıp alamayacağı ortaya çıkar. Katılık, mazeret bulmaya çalışma ya da çocuksu hareketler sorumluluk almadığının göstergesidir. Bazen çocuğuyla yüzleşme gücünü kazandırmak ve çocuğunun kaderini görmesini sağlamak için annenin arkasına kendi annesini yerleştirilir.

Anne bir kez çocuğunu kabul ettiğinde eşine de bakabilir ve ikisi de birbirlerinin sorumluluklarını onaylayabilirler. Anne bir süre yas tuttuktan sonra çocuğunu bırakarak huzura kavuşmasına izin verir.

Böyle bir seansta, anne ya da babanın içtenliğini sınamak önemlidir. Ebeveynlerle çalışırken söyledikleri veya yaptıklarının samimiyetini, çocuklarının gösterdikleri tepkilerden anlayabiliriz. Eğer çocuk rahatlama hissederse ebeveyn içtendir; eğer çocuk hiç bir şey hissetmezse ebeveyn samimi değil ya da ebeveyn olarak şu an sorumluluk almaya hazır değildir.

Dizimlerde kürtajın aile sisteminde önemli olaylar olduğu, bu şekilde de kabul edilmeleri gerektiği görülür. Danışanın, doğmamış çocuğuna karşı sevgi hissetmesi ve kendisi için yaptığı fedakarlığı görmesiyle iyileşme başlar. Danışan, hissettiği suçluluğun etkisiyle başka çaresi olmadığı konusunda ısrar ediyorsa, olaydaki sorumluluğunu almaya direniyor demektir. Bir şeyi usa vurmak, rasyonelleştirmek, sorumluluk almaktan ve yaşanan kaybın acısını hissetmekten ustalıkla kaçmanın yollarından biridir.

Kürtajın diğer çocukları etkilemesi, kaç kürtaj yapıldığına, kaçıncı ayda yapıldığına ve anne için bu deneyimin ne derece acı verici ya da travmatik olmuş olduğuna bağlıdır.

Eşlerden biri kürtaj yanlısıysa, cinsel ilişkinin biyolojik boyutta tamamlanmasına “hayır” demektedir ve bu da bir anlamda sevgilisine “hayır” demesi anlamına gelir. Çoğu kürtaj vakasının ardından ilişkinin kaldığı yerden devam edememesinin ve çoğunlukla sona ermesinin nedeni de budur. Çift bir arada kalsa da kürtajın gerçekleştiği noktada ilişkinin aslında bitmiş olduğu gözlemlenebilir.
(sevginin kökleri kitabından)
Bir kürtajın anne ile aile sistemi üzerindeki en büyük etkisi, baba kürtajdan haberdar edilmediği ya da çocuğun dünyaya gelmesini isteyip de bu isteği reddedildiğinde ortaya çıkar.

kürtaj ve sonrası süreci doğru yönetmek için danışınız.

sorularınız için  : ezyazgan@gmail.com

TELEFONDA KOÇLUK : 0532 166 07 34




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

7 HAFTA SÜREN PERFORMANS ATÖLYESİ ÇALIŞMALARI
HAFTA İÇİ GÜNDÜZ
HAFTA İÇİ AKŞAM
HAFTA SONU
OLMAK ÜZERE 3 GRUP MEVCUTTUR.

İÇERİK:

1 HAFTA: MOTİVASYON

(2 DERS +1 UYGULAMA SAATİ)

2.HAFTA : HEDEF BELİRLEME,HEDEFİN 18 AŞAMASI

( 2 DERS +1 UYGULAMA SAATİ)

3.HAFTA :ŞİMDİNİN GÜCÜNÜ KULLANMA

(2 DERS +1 UYGULAMA SAATİ)

4.HAFTA :KUANTUM SAHASINDA SONSUZ POTANSİYELLER VE SEÇİMLERİMİZ

(2 DERS+1 UYGULAMA)

5.HAFTA : YAŞAMIN SORUMLULUĞUNU ELE ALMA (TEMBELLİĞE SON)

(2 DERS +1UYGULAMA)

6.HAFTA [...]

Önceki Yazılar

SERAP B. ( EDİTOR ) İSTANBUL
Çoğumuz gibi nefes almak
kavramı benim için de, yalnızca oksijenin alınıp karbodioksidin atıldığı vücuda
gerekli yaşamsal enerjiyi sağlayan doğal bir refleksti. Varoluşumuzdan ilahi
sona kadar bize eşlik eden ve çoğu zaman farkında olmadan alıp verdiğimiz nefes,
bu kadarla sınırlı değilmiş oysa… Ta ki, Holoterapi ve Emre Ziya Yazgan hoca
ile tanışana dek.
[...]

Sonraki Yazılar

 
Şubat 2015
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca   May »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728  
Arşivler
Düşündüğün kadar yaparsın. İnandığın kadar olur. Sır ise; niyetin, inancını düşünceni eşitler.
Emre Ziya Yazgan