Emre Ziya Yazgan
Koç Emre Ziya Yazgan |PARA KOÇU, ilişki koçu, eğitim koçu, fikir koçu, yaşam koçu

OBSEDE VE OBSEDÖR KİŞİLER , VARLIKLAR VE DANIŞMANLAR

Mayıs 1st 2014 Genel

Obsedör obsesyon olayında obsede denilen kişiyi etki altına almış olan bedensiz varlığa klasik spiritüalizmde verilen addır.Söz konusu varlık alt boyutlara ait ise korku duygusu enjekte eder. Dünya dışı varlıkların düşünsel sistem ile kurdukları telepatik bağ ile oluşan obsedeler de mevcuttur. Cin mussalat olması bir obsede olayı örneğidir. Klasik anlamda; “bedensiz bir varlığın insana musallat olması ve onun zaaflarından faydalanarak yaşamına girmesi, kendi isteklerine göre insanı kullanıp sonunda perişan olmasına yol açması” şeklinde tanımlanabilir.
Varlıklar arasındaki tesir ilişkisi ancak uygun sempati alanlarının oluşmasıyla mümkündür.Bir varlığın sempati alanı, tekamül ( yükseliş uyanış,ulaşma) seviyesinin gerektirdiği ihtiyaçlara göre biçimlenir ve sempatizasyon değerleri bu ölçeğe uygun olarak ortaya çıkar. Burada önemli olan nokta, varlığın, kendisinden kaynaklanan – sebebinin kendisi olduğu – sempati alanını bilememesidir. Yani, hangi tesirleri çeken ve hangilerini iten bir ortamda olduğunu açıkça fark edemez. Bu yüzden sempati alanının şuurlu bir sistem tarafından korunması gerekli olur.
Varlığın sebep olduğu sempati alanı, bir bakıma mıknatısın çevresindeki manyetik alana benzetilebilir. Kendi başına bu alanın devamlılığını koruyamaz ama kendisi sayesinde bu alan vardır ve belirli kanunlara bağlı olarak işleyen alandan faydalanır. Koruyucu mekanizma da genel tekamül çerçevesi içinde sempati alanının bütünlüğünün bozulmadan kalmasını sağlar. Kısaca, burada alana müdahale yoktur. Aksine, dıştan müdahale olmaması için korunmaktadır.
Anlaşıldığı kadarıyla, varlığın tatbikatında hürriyetini engelleyen hiçbir şeye müsaade edilmemektedir. Kendinden kaynaklanan sempati alanının değerlerine uygun etkileri alması için tam bir özgür irade içinde olması sağlanmıştır. Her varlık, ihtiyacı olan etkiyi mutlaka alır. Bu tesiri kendi ölçülerine göre değerlendirip tatbikata geçtiğinde de yine bilgisizliğinden dolayı kendisine zarar verecek bir hamle yapmaya yeltenirse, bu sefer aynı alanın çekeceği koruyucu tesirler ile ikaz edilir, yol gösterilir veya yardım görür. Ama hiçbir zaman zorlayıcı bir ortam, hürriyetini kısıtlayan bir durum yaratılamaz.

Bu obsedelerin temizliği için bir çok teknik uygulanabilir.
Obsede varlık konusunu daha detaylandırmadan obsedör olan kişilerin detaylarına girmekte fayda görüyorum. Lakin günümüzde spiritüel denilerek danışılan birçok insanın bu özellikte olduğunu şahsen gözlemledim.Danışacağınız kişileri doğru seçebilmeniz için şimdi obsedör kişileri detaylı tanıyalım.

Obsedör ilk satırlarda da tanımladığımız gibi insani (obsede) varlık tarafından etki altına almadır. Fakat günümüzde obsedörlere özgü yöntemlerle çevresine saf, iyiniyetli insanları toplayan kimseler için de kullanılmaktadır.

Obsedörlerin Taktikleri

Obsedörler avlarını ele geçirmek için her yola başvururlar ve çeşitli taktikler kullanırlar. Bu taktiklerden bazıları şöyle açıklanır:

Kendilerini iyi, güzel, erdemli, bilgin gibi göstermeye çalışırlar.
Avlarının huylarına göre ifadeler kullanarak telkinlerde bulunurlar.Genellikle bu telkinlerin içinde özenle seçilmiş frekans yüklü kelimeler olur. O kelimeler gerekli gereksiz yerlerde tekrar olunur. Konuşmanın sonunda o kelime kazınmış olur.

Yalan yanlış söz ederek kendilerini bilgili, deneyimli, uzman olarak kabul ettirmeye çalışırlar. Bu noktada danıştığınız kişinin doğru bir danışman mı yoksa bir obsadör mü olduğunu anlamanız için fırsattır. Bilimsel gerçeklerde sorulara çok seri yanıt veremez ve kaçamak yanıtlar ile geçiştirir göz temasından bu noktada kaçınır ise bir obsedör ile karşınızdadır bir av olduğunuzu fark edip yapmanız gerekeni yapınız.

Yüksek sırlardan söz ediyormuş gibi poz yaparak birçok mucizevi olay (levitasyon, fantom, doğrudan ses vb. gibi metapsişik fenomenler) meydana getireceğini vaat ederler. Gerçek bir spiritüel ispat karmaşasına girmez.ego tatminine ihtiyacı yoktur.

Bilinmeyen veya gelecekteki bazı olayları bildirerek avlarının güvenini kazanmaya çalışırlar.

Sorularla sıkıştırıldıklarında daha sonra yanıtlayacaklarını ya da yanıtların bilinmesinin soran için hayırlı olmayacağını söyler veya bu tür kaçamak yollara başvururlar. Yada aslında cevap olmayan başka şeyler söyleyerek konuyu sert şekilde kapatırlar.

Karşılarındakileri bilgisizlikle nitelendirerek, her söylediğini rahatlıkla empoze etmeye çalışırlar.

Din, tasavvuf, mistisizm ve kutsallıkla ilgili konulara yapışarak, kendilerine çeşitli payeler biçerler (örneğin geçmiş reenkarnasyonunda ünlü veya önemli biri olduğunu bildirme, bir peygamber olduğunu iddia etme, kutsal veya seçilmiş olduğunu iddia etme).

Obsedörlerin Karakterleri

Obsedörlerin genel nitelikleri ise şunlardır:

BAĞNAZLIK:
Görüşlerini değiştirmekten nefret ederler, görüşlerini, inanç sistemlerini sarsacak herhangi bir düşünceye dayanamazlar, böyle düşüncelerden son derece ürkerler. Bu kararlı halleri de kimi deneyimsiz insanlar üzerinde daha etkili olmalarına neden olur.

SEVKEDİCİLİK:
Herkesi kendi yollarına sürükleme ve kendilerini diğerlerine bir lider gibi gösterme hırsları vardır. Bu amaç uğrunda, öğüt, rica, maddi veya manevi çıkar vaatlerinde bulunur, çevrelerindekilere manevi payeler dağıtırlar, ısrar ederler ve gerekirse tehdit gibi her yola başvururlar.

HÜKMEDİCİLİK
Hükmetme, yönetme, emretme ve kendini üstün gösterme özellikleri vardır.

KURBANI BİLGİ KAYNAKLARIDAN UZAKLAŞTIRICILIK
Kurbanlarını, uyanmalarını sağlayabilecek her türlü bilgi, fikir ve yayınlardan uzak tutmaya çaba gösterirler. Bunun için bu tür bilgi, fikir ve yayınların değersiz, hatta onlara zararlı olduklarını telkin ederler. Böylece, çevrelerinden yalıttıkları, kendi alemine çekilen obsede ya da obsedeler üzerindeki hakimiyetleri artar. Çünkü obsede, artık yalnızca obsedöründen aldıklarını doğru ve mutlak hakikat olarak kabul etmeye başlayacaktır.

ELEŞTRİLERDEN KAÇMAK
Eleştiriye hiç dayanamazlar. Çünkü kurdukları sistemi sarsabilecek bir öğedir. Eleştiri kavramını kurbanları olan obsedelerde de yok etmek isterler ve bunun için insanın akıl, muhakeme, düşünme, yaratıcı imajinasyon yeteneklerini köreltmeye, yok etmeye büyük çaba gösterirler. Kimi obsedörler bu amaçla müritlerine “ben sizleri hakikatlere akıl yolu ile değil, kalp yolu ile ulaştıracağım, akıl yolu şeytani, kalp yolu rahmanidir” türünden fikirler telkin ederler.

BİLGİLERİN SINIRLI VE BELİRLİ OLUŞU
Obsedörlerin bilgilerinin çok eksik ve sınırlı olmalarına karşılık, bu küçük bilgilerine sıkı sıkıya bağlı olmaları, yapışmaları deneyimsiz kişilerin gözünde o bilgilerin abartılmasını sağlar. Eleştiri de sözkonusu olmayınca obsedörün her saçmalaması eleştirilmemesi gereken büyük hakikatler ve hikmetler olarak kabul edilir. Oysa hakikati gören deneyimli bir kimse o varlığın tüm sözlerini bir araya toplasa, orada herkesin bulup söyleyebileceği basit bir iki fikrin veya dünyada belirli formüllere saplanıp kalmış bazı tarikat talimatının yüzlerce kez tekrarından başka bir değer bulamayacaktır.

ARAŞTIRMACI SORULARDAN KAÇICILIK:
Kişi obsedörün söylediklerinden biraz daha fazla hakikati öğrenmek ister ve söylediklerini biraz kurcalamaya kalkıştığı takdirde, söylediklerinin altında çelişkilerin, garip fikirlerin, anlamsız, hatta tehlikeli telkinlerin bulunduğunu görebilecektir. Obsedör varlıklar böyle sorularla, yani kurcalayıcı, çelişkileri ortaya koyucu sorularla karşılaştıklarında şaşırır, kızar, hatta tehditlerde bulunabilirler. Sonunda müritlerine bu tür sorular sormayı, daha ilerisini araştırmayı men edebilirler.




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Tasavvuf Terapi Nedir?

Tasavvuf veya Sufi Terapi
Tasavvuf bir terapi yöntemi değil, bir yoldur. Allah’a ulaşmayı ve onunla bütünleşmeyi amaçlayan bir yol.
Öyle bir yolculuk ki, daha yolun başında öfke, panik atak, kaygı bozukluğu ve kronik mutsuzluk gibi problemler yok oluyor. (Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için bir çok psikiyatr ve psikoloğun makalelerinden oluşan, Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. [...]

Önceki Yazılar

ACCESS BARS

Yaşamınız tam olmasını istediğiniz gibi değil mi? Daha fazlasını arzu ediyor musunuz? Olmasının imkansız olduğuna karar verdiğiniz her şey olmanın kapılarını açsaydınız ne olurdu?Hayal etmeye cesaret bile edemediğinizden daha şaşırtıcı olsaydınız ne olurdu?

Access Enerji Dönüştürme sistemi Amerika’da Gary Douglas tarafından geliştirilen dönüştürücü bir çalışmadır. Access bizi arzu ettiğimiz hayatı yaşamaktan alıkoyan alışkanlık, yargı ve [...]

Sonraki Yazılar

 
Mayıs 2014
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mar   Haz »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  
Arşivler
Düşündüğün kadar yaparsın. İnandığın kadar olur. Sır ise; niyetin, inancını düşünceni eşitler.
Emre Ziya Yazgan